"Kadının Gücü" Konferansında Konuşan Yılmaz Erdoğan, Hayatındaki En Önemli İki Kadını Açıkladı

Yılmaz Erdoğan toplumun farklı kesimlerinden ilham verici hikayelerin bir araya geldiği ‘Kadının Gücü Konferansı’na katıldı. Erdoğan, hayatında ve kariyerinde karşılaştığı güçlü kadınların hikayelerini konferans katılımcılarıyla paylaştı.

Bu yıl 70. yılını kutlayan Hürriyet’in öncülüğünde düzenlenen “Kadının Gücü” konferansı, toplumun farklı kesimlerinden kadınları, buluşturdu. Hayattan ilham veren başarı dolu hikayelerin paylaşıldığı konferansın konuşmacılarından biri de Yılmaz Erdoğan oldu. Hayatındaki güçlü kadınlardan bahseden Erdoğan, “Bir numarada annem vardır. İki numara ise Ankara’da yıllarca yalnız yaşadığımız babaannem var. Babaannemle bir anımız var. Soğuk bir kıştı; evimizdeki sehpayı yakarak yakacak konusunun sonuna gelmiştik. Evimizin yanındaki inşaattaki tahtalar aklımıza geldi. Tipinin ortasında içeri girdik, tahtaları uzattım, babaannem çekti. O kara kışı inşaat sayesinde tamamladık. Sonra bu anıları Sürahi Nine karakteriyle yazdım ve ilk kaloriferli evimi tuttum. Güç de hayatta kalmak için de bir torunu ısıtmak için ne yapılması gerekiyorsa onu yapma cesareti değilmidir?” diye konuştu. Erdoğan; “Dünyanın en kalabalık mağdur grubu kadınlar. Bunu ilginç buluyorum. İyimserim, her zaman iyimser oldum. Kötümser olup haklı çıkacağıma; iyimser olup yanılmayı tercih ederim. Umudumdan vazgeçmiyorum. Yeni çağdan çok büyük umudum var” diyerek sözlerine devam etti.

“Gupse ve Gülse Kuralı Bozan İki Kadın”
“Mesleki hayatımda çok güçlü kadınlarla yolum kesişti. Onların bir numarası Demet Akbağ’dır. Demet Akbağ olmasa BKM buralara gelemezdi.” diyen Yılmaz Erdoğan BKM’nin kadın sanatçılarından da bahsetti. Yılmaz Erdoğan, “BKM'nin çektiği 10 filmden 5'inin yönetmeni kadın. Bir de müjde vermek isterim. BKM Mutfak ikinci kuşak sahada. Ramazan Ayı’nda televizyonda da başlayacaklar. Oradaki güçlü kadınlar da çok komikler” dedi. Türkiye’de kadın komedyenler konusundaki azlığa da dikkati çeken Yılmaz Erdoğan, “Gülse Birsel ve Gupse Özay bu kuralı bozan iki kişi. Yazarlıklarını kendilerini has mizahı ortaya koyarak bu dengeyi bozuyorlar. Hayatta aşırı ciddi olma hastalığına tutunmadan birbirimizi sevmeyi öğrenebiliriz” dedi.