New York New York...

Gülşah Çınar'ın yeni yazısı için tıklayın

Rüya şehir New York seyahatim enfesti. Herkes jetlag olacaksın dedi ama ben hiç uyumadan THY 06:45 uçağına binince İstanbul'da alacağım gece uykumu THY Business ayrıcalığıyla uçakta aldım ve New York’a 10.50'de vardım ve böylece gün benim çok keyifli başlamış oldu.

Tabii ki bu keyfe THY'nin yol boyunca sunduğu ikramların katkısı büyüktü. Geceyi ve gündüzü enfes lezzetlerle şahane yaşattılar bize.

İlk uzun yol seyahimde yaşadığım THY ayrıcalığı gerçekten tüm dünyada dev marka olmasının haklı gururunu bir kez daha hissettirdi bana. 

Gelelim New York’a...

new york ile ilgili görsel sonucu

New York hayallerin şehri… Asla uyumayan şehir. Adına şarkılar yazılıp kendine hayran bıraktıran, aşık eden şehir.

Nereden yazmaya başlayacağımı bilemediğim şehir. Filmlerde gördüğüm o şaşalı gökdelenlerin kentin üzerinde kapladığı manzarasından mı başlasam, sokaklarında dünyanın kaç milletinin dolaştığını mı anlatsam, koskoca şehrin ortasında yer alan devasa Central Park’ını mı övsem, kendine has farklı bölgelerinden mi bahsetsem bilemiyorum. Yazacak çok şey var…

İlk olarak New York simgesi olan Özgürlük Anıtı ile başladı turum. Binlerce kişinin her gün ziyaret ettiği yer olan Özgürlük Anıtı tarihi dokusuyla kesinlikle görülmesi gereken bir yer.

new york ile ilgili görsel sonucu

Ve tabii ki Central Park... Koca koca beton bloklarının arasına sen gel böyle bir park yap. Park dediğime bakmayın bizdekiler gibi 20-30 adımda bitenlerden değil. Bakınca ucunu göremezsiniz, yürümeyi çok sevmek lazım ve tabii ki ben faytonla gezmeyi tercih edenlerdendim.

Hafta içi gün ortası bile inanılmaz kalabalık. Yürüyenler, koşanlar, çimlerde yatanlar kitap okuyanlar, diyebilirim ki tam huzur bir köşesi New York’un Central Parkı.

Tabii herkesin en merak ettiği cadde 5. Cadde.. Yüzlerce mağazanın bulunduğu inanılmaz keyifli bir cadde. Tüm dünya markalarını burada bulabilirsiniz, bir günümü burada geçirdim diyebilirim.,

new york ile ilgili görsel sonucu

Times Meydanı görülmeden olur mu? Asla! O kadar ışıl ışıl, o kadar güzel ki, fotoğraf mı çekeyim, anı mı yaşayayım, alışveriş mi yapayım yoksa bir cafede oturup kahve mi içeyim bilemedim. O yüzden de bu dediklerimin hepsini sırasıyla yaptım :)

Mağazaları dolaşırken karnınız açıktığında en tercih edilenler gün içinde Shake Shack veya Burger Joint...

New York'ta rooftop’lar çok gözde. En beğendiklerimden ambiansı, ortamı, kalitesiyle The Standard rooftop bar oldu. Herkes inanılmaz şık. Canlı müziğiyle New York'u tepeden izlemek muhteşem. Bir de herkesin uğramadan gitmediği 230 Fifth Rooftop Bar var... Bu mekanın da can alıcı özelliği manzarası...

Akşam yemeğinde Bagatelle en gözde mekanım oldu. Burası bir Fransız restoranı. Yemekler çok lezzetli, kokteyller çok başarılı ama özellikle sunumlar ve mekanın ambiansı bambaşka güzelikte. Herkes çok şık, girişte rezervasyonunuz yoksa kapıda kalıyorsunuz. O nedenle gitmeden rezervasyon yaptırmayı unutmayın derim. Hafta sonları düzenlenen brunch partileri bizdeki partilere benziyor. Perdeler kapanıyor; gündüzü gece gibi yaşatıyorlar.

Aslında yazacak, anlatacak daha çok şey var ama sonraki yazılarımda belki...

Ama kısaca dillere pelesenk olmuş sözü sanırım ben de söyleyebilirim: I love NY...

Gülşah Çınar
twitter        : @gulsahkav
Instagram : @gulsahcinarrrr